25 Haziran 2024 Salı

Sadece Dertleşmek İstiyorum-I Just Want to Communicate

 Evet yazmayalı uzun zaman oldu. Bu 3 senede hayatımda bazı şeyler değişti. Mesela mezun oldum sonra bir işe girdim. Ve şimdi kovuldum ve tekrar iş arıyorum. Mezun olana kadar yapmak istediğim çoğu şeyi gerçekleştiremedim. Hayalimdeki işi bulamıyorum. Dünyadaki tüm patronlar sadece çalışıp hiç para istemememi istiyormuş gibi geliyor. Şaka yapmıyorum, ciddiyim. Görüşmelerde haftanın 6 günü sabah 9'dan akşam 8'e gerekli durumlarda 9'a kadar çalışmamı istiyorlar. Çoğu yerde sabit bir gelir beklemememi bunun yerine prim usulü çalışmamızı istiyor. Ama patronlara buradan bir şeyler demek istiyorum ne yazık ki kiralarımızı, faturalarımızı ve market giderlerini primlerle ödeyemiyoruz. Diyelim o ay uzun bir resmi tatil var, bu durumda nasıl prim kazanabilir ki çalışan insanlar? Ayrıca çoğu iş yerinde işten çıkarılma korkusu doğrultusunda özellikle emekliliği yaklaşmış personellerin yaptığı bir şeyi fark ettim. Yeni personele iş vermemek ve sorun olduğunda işe en son giren kişiyi suçlamak. Bunun haricinde biz yeni nesil teknolojiyi kullanmak istediğimizde alayla karşılanması ve buna gerek yok diyerek terslenmemiz. Biliyorum tüm Y kuşağı böyle değil ama benim iş dünyasında karşılaştığım kişilerin çoğu böyleydi. Hatta hemen küçücük bir örnek vereyim, önceki ayrıldığım iş yerinde TikTok izlediğim için alay konusu oldum. Faydalı içeriklerin de olduğunu bir türlü anlamak istemediler. Burayı film yorumlarımı paylaştığım hesap olarak kullandığın farkındayım. Film yorumlarımı da paylaşmaya devam edeceğim, sadece bugün biraz içimi dökmek istedim. 

Yes, it's been a long time since I wrote. Some things have changed in my life in these 3 years. For example, after I graduated, I got a job. And now I got fired and I'm looking for a job again. I couldn't accomplish most of the things I wanted to do until I graduated. I can't find my dream job. It feels like every boss in the world wants me to just work and never ask for money. I'm not kidding, I'm serious. During the interviews, they want me to work 6 days a week from 9 in the morning to 8 in the evening, and until 9 when necessary. In most places, they want us not to expect a fixed income, but instead to work on a bonus basis. But I would like to say something to the bosses here, unfortunately we cannot pay our rent, bills and grocery expenses with premiums. Let's say there is a long public holiday that month, how can working people earn bonuses in this case? I also noticed something that many employees, especially those nearing retirement, do in line with their fear of being laid off. Not assigning work to new staff and blaming the last person hired when there is a problem. Apart from this, when we want to use the new generation technology, we are mocked and rejected by saying that there is no need for it. I know not all 80s generation are like this, but most of the people I encountered in the business world were like this. Let me even give you a small example: I was ridiculed for watching TikTok at my previous workplace. They did not want to understand that there were also useful ingredients. I am aware that you use this as the account where I share my movie reviews. I will continue to share my movie reviews, I just wanted to vent a little today.

14 Ağustos 2021 Cumartesi

NEDEN VAMPİRLERİ BU KADAR ÇOK SEVİYORUZ?/ WHY DO WE LOVE VAMPIRES SO MUCH?

 Merhabalar,

Umarım herkes iyi ve sağlıklıdır. Bugün benimde çok sevdiğim fantastik serilerin en popüler üyeleri olan vampirlerden bahsedeceğiz. 

Sahi vampirleri neden bu kadar çok seviyoruz? Onların olduğu kitaplar yok satıyor. Bulundukları filmler gişe rekoru kırıyor. Dizileri yıllarca devam ediyor. Çizgi filmde olduklarında bile çocuklar onları izlemeye bayılıyor. 

Bence bunun en büyük sebebi onların bizim yapamadığımız pek çok şeyi yapabiliyor olmaları, uçabiliyorlar, güçlüler, zenginler, önlerinde uzanan sonsuz zamanda her şeyi öğrenebiliyorlar(dilleri, kültürleri, ülkeleri, vs.).

Ama en önemlisi her genç kızın hayali olmalarını sağlayan şey bu kadar üstün özelliklerine rağmen oldukça sıradan kişilere sıklıkla aşık olabiliyorlar. Ve sonsuza kadar aşk ve mutlulukla yaşayabiliyorlar. Harika değil mi? Bunun farkına varmış olan yapımcılar 2000'lerin başlarından beri bu tarz yapımlara olan yatırımlarını artırdığını düşünüyorum. Elbette tüm bu popülerlik sürecinde Bram Stoker ve Stehenie Meyer'ı unutmamalıyız. Stoker'ın edebiyat dünyasında ses getirdiği Dracula ile Edward Cullen arasında farklar var elbette. Ama günümüzde yazarlar küçük nüanslarla aynı hikayeyi yazıyormuş gibi geliyor bana. Alacakaranlık ilham alınacak bir seri elbette, bunca eleştirinin aksine ben çok başarılı olduğunu ve benimde dahil olduğum bir nesle ilham verdiğini düşünüyorum. Ve bence her yazar bu ilhamdan dozunda faydalanmalı, ancak biz sevgili Edward'ımızı çok sevdiğimizden benzer seriler okuyup Meyer yeni kitaplar yazana kadar diğerleriyle avunmaya çalışıyoruz. Bunu bende yapıyorum, geçen hafta kitaplığımı düzenlediğimde vampir konulu pek çok kitabım olduğunu fark ettim. Ve böyle bir yazı yazmak istedim.

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizin en sevdiğiniz vampir konulu filmler, diziler, kitaplar neler? Yorum yazarak benimle paylaşın lütfen. bir dahaki yazıma kadar hoşçakalın.

Hi everyone,

I hope everyone healthy and good. Today, I am write about  vampires, the most popular members of fantasy series that I love very much.

Why do we really love vampires so much? Books with them are out of stock. The films in which they are featured break box office records. Their series continues for years. Even when they're in cartoons, kids love to watch them.

I think the biggest reason for this is that they can do many things that we cannot do, they can fly, they are strong, they are rich, they can learn everything in the endless time that lies before them (languages, cultures, countries, etc.).

But most importantly, what makes them dream of every young girl is that they can often fall in love with very ordinary people despite their superior qualities. And they can live forever in love and happiness. Isn't it great? I think the producers who have realized this have increased their investments in such productions since the early 2000s. Of course, we should not forget Bram Stoker and Stehenie Meyer in this whole popularity process. Of course, there are differences between Dracula and Edward Cullen, whom Stoker made a name for himself in the literary world. But nowadays it seems to me that writers are writing the same story with little nuances. Twilight is an inspirational series, of course. Contrary to all these criticisms, I think it was very successful and inspired a generation, including myself. And I think every writer should take advantage of this inspiration,but we love our dear Edward so much that we read similar series and try to console ourselves with others until Meyer writes new books. I do this myself, when I organized my library last week, I realized that I have a lot of vampire-themed books. And I wanted to write such an article.

What do you think about this subject? What are your favorite vampire-themed movies, TV series, books? Please share with me by leaving a comment. Bye until my next post.

21 Mart 2021 Pazar

HERKESİN SEVEBİLECEĞİ ENSTRÜMANTAL ve KLASİK MÜZİKLER/ INSTRUMENTAL AND CLASSICAL MUSICS EVERYONE CAN LOVE

1.Tchaikovsky-Swan Lake, Op. 20, Act II: No. 13, Dances des cygnes: Tempo Di Valse  

 2.Vivaldi- Four season
 

3.Yurima-River flows in you

4.Itzhak Perlman-Tango

5.Chopin- Nocturne No.20, in C Sharp Minör (Lento con gran espressione) Op. posth B.49


6.Nikolai Rimsky-Korsakov- Scheherazade - Symphonic Suite for Orchestra, Op. 35:
II. The Story of the Kalendar Prince


7.Claude Debussy- Clair de Lune


8.Dmitri Shostakovich - Waltz No. 2


9.Johannes Brahms - Hungarian Dance No. 5


10.Tchaikovsky- Swan Lake, Op. 20, Act III: No.21 Danse Espagnole


Bugün dinlemeyi en sevdiğim klasik müzikleri sizlerle paylaştım, sizde sevdiğiniz klasik müzikleri yorumlarda paylaşırsanız çok sevinirim. Başka yayında görüşmek üzere...

Today I shared my favorite classical music with you, I would be very happy if you share your favorite classical music in the comments. See you

3 Şubat 2021 Çarşamba

UNICORN STORE FİLM YORUMU

Merhabalar herkese, Bugün çok renkli ve komik olduğu kadar duygusal bir filmle karşınızdayım. Filmin başrolü olan Brie Larson aynı zamanda filmi yönetmiş ve harika bir iş ortaya çıkmış. Konusundan bahsedecek olursam başkahramanımız Kit görsel sanatlar için bir okuldayken hocalar onun tarzını beğenmezler, okulu bırakır. Ailesinin yanına yerleşip çok sıkıcı bir ofiste işe girer. Unicornlara hayran olan Kit bir gün unicorn sahibi olmak için bir davetiye alır. Daha sonra yerine getirmesi gereken şartları yaparken hep bolca eğleniyoruz, hem de duygusala bağlatıyor benden söylemesi. SPOİLER içerir.
Filmde en sinir olduğum ve sıkıcı bulduğum yerler patranonun ofiste sürekli Kit'e asıldığı yerler. Onun dışında özellikle kampta anne ve babasına bir unicorn sahibi olmak istediğini söylemesi ve evebeynlerinin ona birilerini ayarlama çabası çok komikti. Ve tabi ki bu saf ve temiz halleriyle aşkı buluşu ve sondaki renkli elektrik süpürgesi reklamını da unutmamak gerek Spoiler bitti. Frgmanı aşağı bırakıyorum kendinize iyi bakın hoşçakalın.
#brie #brielarson #unicorn #uniconrnstore #movie #filmyorumu #tekboynuz #larson #samueljackson

10 Temmuz 2020 Cuma

NE DİLERSEN ABSOLUTELY ANYTHING(2015)

Çok sıcak bir yaz gününden hepinize merhaba,
Umarım iyisinizdir, yazınız olabilecek en güzel şekilde geçiyordur. Bugün izlerken gerçekten çok seveceğiniz, izlerken çok güleceğiniz bir filmle karşınızdayım.
Absolutely Anything [DVD] [2017]: Amazon.co.uk: Simon Pegg, Kate  Beckinsale, Terry Jones, Simon Pegg, Kate Beckinsale, Bill Jones, Ben  Timlett: DVD & Blu-ray

konusundan kısaca bahsedecek olursak uzaylılar dünyayı yok etmeden önce insanlığa son bir şans vermek ister, öğretmen olan ana karakterimiz bu görev için seçilir ama haberi yoktur. Uzaylıların verdiği güçle ne dilerse gerçek olmaya başlar. Bu kahramanımızın hayatının bir komedi filmine dönüşmesine neden olur.
Filmdeki ana karakter gerçekten cuk oturmuş, köpeği de önemli bir detay bence film sadece ikisi için bile izlenir. Kahramanımızın komşusu olan ve kahramanımızın aşık olduğu posterdeki kızı niyeyse sevemedim ben. Sanki bu rolün kızı değilmiş gibi geldi bana. Neler olduğunu fark ettikten sonrası daha eğlenceli geldi bana. Arada tadında bırakılmış duygusal sahnelerde olması çok  hoşuma gitti.
Filmin kadrosunda Simon Pegg, Kate Beckinsale, Rob Riggle, Eddie Izard ve Robin Williams gibi isimler de var.
Kaçırmamanız gereken filmlerden biri bence mutlaka izlemelisiniz.
Absolutely Anything': Review | Reviews | Screen
 
Kendinize iyi bakın başka bir yayında görüşmek üzere, hoşçakalın...

8 Temmuz 2020 Çarşamba

SENDEN NEFRET ETMEMİN 10 SEBEBİ (10 THINGS I HATE ABOUT YOU) FİLM YORUMU(1999)

Herkese merhaba, yeni normal dönemine geçtiğimiz bu günlerde yavaş yavaş kafamızı kapıdan çıkarmaya başladık. Ama unutmayalım ki daha hiçbir şey bitmiş değil, tedbiri elden bırakmıyoruz tabi ki. Bende bugün önceden izlemiş olduğum ama bu sıcak yaz günlerinde sıcağı unutturan bir romantik filmle karşınızdayım.
10 things i hate about you #1351311 - uludağ sözlük galeri
Konusundan bahsedecek olursak Cameron(Joseph Gordon-Levitt) adlı bir genç babasının tayininden dolayı yeni bir liseye başlar. Daha ilk gün okulda gördüğü Bianca'ya(Larisa Oleynik) aşık olur. Ancak Bianca'nın babası çok korumacıdır bundan dolayı kızına ablası Kat(Julia Stiles) biriyle çıkmadan kimseyle çıkamayacağını öne süren bir şart koşar. Kat Bianca'nın aksine kimseyle ilgilenmemektedir, Bianca Cameron'ı kandırarak ablasına okuldan bir çocukla çıkmasına yardım etmesini sağlar. Bu çocuğun adı Patrick'tir, ünü oldukça kötüdür ve herkes ondan korkmaktadır. Patrick(Heath Ledger) teklifi kabul eder ama para için başlayan bu ilişki zamanla aşka dönüşecektir.
10 Things I Hate About You - Google Play'de Filmler
 
Gerçekten çok güzel bir film. Heath Ledger gerçekten müthiş bir oyuncu, şimdiki filmlerde olduğu gibi ifadesiz yüzlerle kameraya bakmıyor, mimikleri duruşu davranışları o kadar doğal duruyor ki gerçekten oluyor da siz dışarıdan izliyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz. Oyuncular sanki bu roller için yaratılmış. Sadece oyuncular değil filmin müzikleri de ayrı bir efsane. Gençlik filmi evet ama aynı zamanda komediyle harmanlanmış bir aşk hikayesi bu. Kat'in yeri geldiğinde küçümseyen küstah bakışları sevdiği adamı gördüğünde yumuşayıveriyor. Bunu kaç filmde daha izleyebiliriz ki?
Senden Nefret Etmemin 10 Sebebi (1999) resimleri-1514710 Things I Hate About You (1999) Altyazı
Her sahnede yüzünüzde tatlı bir tebessüm kalsın ve Heath Ledger'ın dans edip şarkı söylediği sahnelerle doyasıya eğlenmek isityorsanız hemen bu filmi izlemenizi öneririm. Ayrıca filmdeki lise ve kullanılan mekanların su kenarında olması sebebiyle gözünüz gönlünüz açılacak.
Filmden keyif almanızı dilerim kendinize iyi bakın... Hadi kaçtım ben.
10 Things I Hate About You': When Heath Ledger Was Just Breaking Through -  The New York Times

2 Haziran 2020 Salı

Düşüş (Fallen) Film Yorumu

Merhabalar, bayadır yazmıyorum buralara covid di okuldu uzaktan eğitimiydi derken burayı iyice ihmal ettim. Hazır fırsatını bulmuşken yazmak istedim. Umarım iyisinizdir, bu salgın dönemi çok fazla etkilememiştir. Gelelim filmimize, filmi geçenlerde youtube da izledim. o gün film izlemeyi planlamıyordum ama bu filmin kitabını çok uzun zaman önce okumuştum ve çok beğenmiştim. Ve Cam 'in kim tarafından oynandığını merak ettim. Ben de işi gücü boş verdim bir buçuk saat filmi izledim.
Filme esas kızımızın adı Luce, Luce küçüklüğünden beri gölge adını verdiği şeyleri görmektedir. Çok başarılı bir okul hayatı vardır ancak bir gün okulda tanıştığı erkek arkadaşıyla gölgeler tarafından çıkarılan bir yangında mahsur kalır, yangınların gölgeler tarafından olduğunu söylese de kimse inanmaz ve  ıslah evi benzeri bir okula gider. Bu okulda tanıştığı Daniel ona çok tanıdık gelir ve ondan hoşlanmaya başlar. Daniel ona karşı hep mesafelidir, Luce bunun sebebini merak eder. Okulda tanıştığı Penny ile birlikte araştırmaya başlar öğrendiği sırlar onun hayatını tamamen değiştircektir.
 Kitabı okuyan biri olarak filmi beğendim ama kesinlikle çok daha iyi olabilirdi. Cam kitapta olduğu kadar ön planda değildi mesela. Luce'u oynayan kız çok donuktu Daniel'ın mesafeli oluşu iyiydi belki biraz daha çok olabilirdi. Okul gerçekten aynı kitaptaki gibiydi sadece kitaptaki sıkı yönetimi filmde göremedim. Arianne ve Gabe daha çok gözükebilirdi belki çok anlaşılmamış bazı şeyler. Ama ben kitabı okuduğum için böyle düşünüyorum belki de. Filmin efektleri için çok çalışılmış gerçekten çok kaliteliydi. Müzikleri de çok hoştu. Hele sonlara doğru bir sahne var ki mutlaka izlenmeli. Hem romantik olsun hem biraz fantastik olsun diyenler için kesinlikle izlenmesi gereken bir film. Film içerisinde pek çok gizem ögesi barındırıyor, bundan dolayı izlerken kesinlikle sıkılmayacaksınız. Hatta bittiğinde keşke ikinci filmi çıksa diyeceksiniz bana güvenin. Filmin bu çekiciliğinde Luce'un diğer aşk filmlerindeki gibi aptal kız olmamasından kaynaklanıyor olabilir tabi.
Bu stresli günlerde sizi sıkmayacak yüzünüzde tatlı tebessümler oluşturacak bir film kesinlikle kaçırmayın derim.

10 Temmuz 2018 Salı

FİLM YORUMU - SUYUN SESİ (SHAPE OF WATER)


Filmde dilsiz olan Eliza çalıştığı işyerinde yaşanan bir olay sonucu adım adım gerçek aşkı buluşu anlatılıyor. Gerçek bir başyapıt, bu filmi mutlaka izlemelisiniz. Guillermo del Toro tarafından yönetilen ve senaryosu del Toro ile birlikte Vanessa Taylor tarafından yazılan, 2017 çıkışlı Amerikan yapımı romantik, fantastik bir film. Ayrıca film 4 dalda Oscar almayı başarmış yoğun bir emek ve çaba sonucu ortaya çıktığı her halinden belli olan bir film.
Filmin müziklerinden de bahsetmek istiyorum. Filmin müziklerini Alexandre Desplat yapmış. Bunun dışında filmde geçen neredeyse tüm şarkılar çok hoştu. Özellikle You'll never know ve Summer place benim favorilerimden.
Ben bu filmi izlmeden tam bir gün önce Aleksandr Romanovic BELYAEV tarafından yazılan Su adamı adlı romanı okumuştum. Aslında tamamen aynı değiller ama hayal gücü işte ne yaparsın. Bu arada Su adamı tam bir baş yapıttır. Hala okumamış olanlara mutlaka öneririm kesinlikle okuyun.
Romantik, fantastik ve macera dolu bu filmi izlememek için hiçbir bahaneniz olamaz. Ön yargıları bir kenara bırakın ve izleyin. Bu aşk hikayesi sizi çok mutlu edecek. Şahsen ben filme ve Eliza karakterini oynayan Sally HAWKINS 'e Oscar'ı verdim. Şimdiden iyi seyirler.

Film yorumu- VAMPİR KIZ KARDEŞLER 1,2 VE 3

Merhabalar, nasılsınız? Ben çok iyiyim umarım siz de çok iyisinizdir. Buralara çok fazla uğramadığımın farkındayım. Ama ne zaman bilgisayarın başına otursam bir iş çıkıyor. Neyse bunları boş verelim. Bugün size izlerken çok  keyif aldığım bir seriden bahsedeceğim. Vampir Kız kardeşler . Hadi başlayalım.

VAMPİR KIZ KARDEŞLER (DİE VAMPİR SCHWESTERN)
Film adından da anlaşılacağı üzere iki vampir kız kardeş hakkında. İlk filmde kızlar Transilvanya'dan Almanya'ya taşınıyor. Dakaria yarı vampir olmaktan çok memnun kardeşi Silvania ise tam tersi yarı insan olmaktan çok mutlu. Silvania tamamen insan olabilmek Dakaria da tamamen vampir olabilmek için bir büyücüyle anlaşıyor ama işler hiç de bekledikleri gibi gelişmiyor. Bir de üstüne komşuları tam bir vampir düşmanı.

Ben filmi Almanca'mı geliştirmek isterken Almanca filmleri ararken görmüştüm. İzlediğime pişman olmadım. Eğer ailecek izlemek istediğiniz sıcacık bir film isterseniz kesinlikle tavsiye ederim.


VAMPİR KIZ KARDEŞLER 2 (DİE VAMPİR SCHWESTERN)



Bu filmde Dakaria hayranı olduğu vampir müzik grubunun konserine gidiyor. Grubun solisti Murdo'ya aşık oluyor. Ancak grubun menajeri Xantor'un kızların anne ve babasıyla bitmemiş bir hesabı vardır. Silvania ergenliğe girdiği için yeni güçler edinir ama güçlerini kontrol edemez. Tüm bunların üstüne komşuları hala onlarla uğraşmaktadır.

  VAMPİR KIZ KARDEŞLER 3 TRANSİLVANYA'YA YOLCULUK(DİE VAMPİR SCHWESTERN 3 REISE NACH TRANSSELVANİEN)
Bu filmde kızların küçük kardeşleri vampir kraliçesi tarafından kaçırılır. Kızlar ailenin en küçük üyesini kurtarabilmek için Transilvanya'ya dönerler. Yolculuk bazılarına hiç iyi gelmez. Ayrıca Transilvanya da büyük bir gizem kızları beklemektedir.
Üç filmde sıcacık iç ısıtan tam aile filmi ayrıca Almancamı geliştirmek istiyorum diyenler için biçilmiş kaftan. Üç filmde de Dakaria karakterini Laura ROGE, Silvania karakterini Marta MARTİN Elvira ve Mihai TEPES karakterlerini ise Christiane PAUL ve Stipe ERCEG canlandırıyor. Tüm oyuncular rollerini benimsemiş. Bu filmler ilerledikçe daha da iyi anlaşılıyor. Üç film içinden favorim ikincisi. İzlemezseniz çok şey kaybedersiniz demiyorum. Ama bir göz atmaktan da zarar gelmez bence. Şimdiden iyi seyirler.






21 Haziran 2017 Çarşamba

İzleyip Beğendiğim Animasyonlar

Tekrardan merhabalar ,
Bugün sizlerle izleyip de çok sevdiğim animasyonları paylaşmaya karar verdim. Animasyon filmler bence insanoğlunun sınırsız hayal gücünün bir ürünü olduğundan bu kadar ilgimizi çekiyor. Ben bu yayında sadece en sevdiğim on  tanesini paylaşacağım. Aslında bu listeye almadığım daha bir sürü sevdiğim animasyon var . Belli mi olur belki onları da başka bir yayında paylaşırım. neyse ben sözü fazla uzatmadan filmleri yazmaya başlayayım. Ayrıca sıralamaya da pek takılmayın tüm izlediklerim içinde ilk onu karışık yazdım. Hadi başlayalım.


10- BUZ DEVRİ SERİSİ (ICE AGE)
 

 
 
 
Tüm seriyi izlerken çok eğlendim her filminde karakterlere daha çok bağlandım. zaten fazla söze gerek yok eminim birçoğunuz filmlerden en az birini izlemişsinizdir. Yalan yok ben tüm seri boyunca en  çok Sid ' i sevdim. Hikayeden bahsedecek olursak adından da anlaşılacağı gibi buz devri zamanında geçiyor. Dünya çok tehlikeli çok büyük yırtıcılar var. Her  filmde bu dönemde kahramanlarımızın başına gelen güçlükleri yenişini izliyoruz.
Film  herkes tarafından izlenebilecek bir  film. Şimdiden iyi seyirler
 
   9- MEGAZEKA (MEGAMİND)
 
 
 
 
 
En sevdiğim animasyonlardan biri filmin konusu şu, Megazeka dünyanın en zeki süper güçlü kötü adamıdır. Metro City'i ele geçirmeye çalışmaktadır. Ancak Metro Man sürekli engel olur. Bir gün Megazeka Metro Man 'i yenmeyi başarır. Bu olaydan sonra da hayattaki amacını kaybeder. Filmde bundan sonra olanlar çok güzel bir şekilde ele alınmış. Film olaylara kötü adamın cephesinden de bakmamızı sağlıyor. Ben filmdeki kız karakteri çok sevmemiştim ama yaşanan olay ve durumlar diğer tüm açıkları kapattı. Bu filmde ailece izlenecek bir film.
 
8-HAYVANLAR ŞEHRİ (ZOOTOPİA)
Bu filmi canım sıkkınken izlemiştim. Moralimi yerine getirmekle kalmamış , bir izleyici olarak da tatmin etti. Hatta izlediğim en tatlı animasyonlardan biri. Filmde tavşan olan Judy tüm hayvanların barış içinde yaşadığı bir dünyada yaşamaktadır. Tüm zorlukları yenerek polis olur ve suçlularla savaşacağını düşünür ama işler  pek öyle gitmez. Zootopia da yırtıcılar kaybolmaktadır. Ve Judy kayıpları aramak yerine park görevlisi olarak iş yapar. Bir gün kurnaz bir tilki olan Nick'in oyununa gelir. bu olaydan sonra kayıplara ne olduğunu birlikte aramaya başlarlar. Film aile filmlerinden film bittiğinde kalbinizin mutlulukla dolacağına eminim.
 
7- EFSANE BEŞLİ (RİSE OF THE GUARDİANS)
 

 
 
İşte size kalp ısıtan sıcacık filmlere bir örnek, filmin konusunu şöyle,Filmde olağanüstü yetenekleri olan bir grup kahraman yer alıyor. Dünyayı ele geçirmek isteyen hain güç Öcü' ye  karşı ölümsüz kahramanlarımız harekete geçmek zorundadır. Amaçları tüm dünyadaki umudu, inancı ve çocukları kötülüklerden korumaktır. William Joyce'un çocuk kitapları serisine dayanan filme seslendirmeleri Chris Pine, Hugh Jackman, Alec Baldwin, Jude Law, ve Isla Fisher gibi yapıyor.  Ne yalan söyleyeyim bende Jack Frost' u Elsa 'ya yakıştıranlardanım. Kahvenizi alın ve bu filmi hemen izlemeye başlayın derim.
 6-CROOD'LAR (THE CROODS)
 

Ve karşımızda hayatta kalmaya çalışırken bile çok sevimli olabilen bir aile yer alıyor.Dünyanın ilk ailesinin, hayatları boyunca onları tehlikelerden korumuş olan ve barındıkları mağaranın yok olmasının ardından çıktıkları yolculuğu anlatan tarih öncesi bir komedi macera filmi. Yolculukları sırasında muhteşem yerlerden geçen aile çok farklı yaratıklarla dolu inanılmaz bir dünya keşfedince hayatları tamamen değişecektir. Filmdeki baba-kız ilişkisi benim çok hoşuma gitti. Mutlaka izleyin izlettirin.
 
5-ADALET BİRLİĞİ: FLASH NOKTASI PARADOKSU (JUSTİCE LEAGUE: THE FLASHPOİNT PARADOX)
 
 
Film çokta aile ile izlenebilecek bir film değil. Kan, dövüş ,yaralama ve savaş sahnelerini bolca içeriyor. Ama filmin beklentinizi karşılayacağını düşünüyorum. Senarist hayal gücünü fazlasıyla kullanmış. Konusu ise şöyle,Süper kahraman Flash’ın zaman çizelgesinin değişmesi Evren’i değiştiren dalgalar yaratıyor. Flash zaman çizelgesini yeniden düzenlemek için diğer kahramanlarla takım oluyor. Ancak bu sırada Dünya Aquaman’in Atlantis’i ile Wonder Woman’ın Amazonları arasında bir savaş nedeniyle zarar görüyor.
Listenin bundan sonrasını okuyunca fark edeceksiniz . Ben DC evrenini Marvel' den daha çok seviyorum. Özellikle de Wonder Woman' ı ve sonrada Batman' i tabi neyse çok konuştum devam edelim.
 
4-ADALET BİRLİĞİ: ATLANTİS TAHTI (JUSTİCE LEAGUE:THRONE OF ATLANTİS)
 
 
 
Yine DC , yine Wonder Woman , yine Batman ve yine müthiş bir film. Atlantis, krallarının ölümünden dolayı Metropolis'e saldırır. Fakat kraliçenin farklı planları vardır ve kayıp oğlunu bulmaları için Adalet Birliği'ne ihtiyaç duyar. Birlik'in arayışı esnasında Okyanus Efendisi tarafından yönetilen Atlantis askerleri saldırılarına devam eder. Adalet birliği bu çatışmayı durdurup barışı sağlamaya çalışır.  Bir ara Aquaman ' e sinir oldum ama neyse güzel bir film. Bu filmde de kan ve dövüş sahneleri çok fazla bilginize
 
3-BATMAN' İN OĞLU (SON OF BATMAN)
 
 
 
Ve karşınızda buram buram Batman kokan bir film konusuysa şöyle ,Yarasa Adam, oğlunun Suikastçılar Birliği tarafından gizlice büyütüldüğünü öğrenir. Oğluna kavuşmak için ve kendini babası olduğuna inandırmak için mücadele verecektir. Oğlunu kurtarmaya çalışırken batmanın kötü düşmanları batmanı bırakmayacaktır. Damien için tam olarak babasının oğlu diyebilirim.Bu filmde de kan ve dövüş sahneleri var bilginize
 
2-GENÇ TİTANLAR JUDAS SÖZLEŞMESİ (TEEN TİTANS THE JUDAS CONTRACT)
 
 

En sevdiğim DC grubu genç titanlardır.Malesef çok az filmleri var. Birbirlerine olan davranışları onları sanki yıllardır bir aradaymış gibi gösteriyor.Filmin konusu ise şöyle,Tara Markov toprak ve taş üzerinde güçleri olan bir kızdır; o aslında göründüğünden çok daha fazlasıdır. En yeni genç Titan bir müttefik midir yoksa bir tehdit midir? Ve paralı asker Deathstroke'un Titanlar için planları nelerdir? Filmde kan ve dövüş sahneleri var. İzleyin izlettirin.
 
1- ADALET BİRLİĞİ GENÇ TİTANLARA KARŞI (JUSTİCE LEAGUE VS TEEN TİTANS)
 
 

Ve geldik zirveye adından anlaşılacağı üzere DC 'nin en efsane filmi aksiyon heyecan hepsi bir arada bu filmi kesinlikle izleyin inanın bana pişman olmayacaksınız. Çok spoiler vermek istemiyorum bu yüzden izleyin görün diyorum. Filmde kan ve dövüş sahneleri var haberiniz olsun.
 
 
 
 Bu yayını okuduğunuz için teşekkür ederim kendinize çok iyi bakın. Umarım tavsiyelerimden memnun alırsınız. İyi tatiller
 

 
 
 

5 Eylül 2016 Pazartesi

Film yorumu - THE FUNDAMENTALS OF CARING VE ZOOLANDER 1 VE 2

merhabalar nasılsınız? Ben bomba gibiyim çok iyi bir tatil geçirdim. Umarım sizinde tatiliniz en az benimki kadar iyi geçmiştir. Gelelim bugün bunları yazmamın sebebine
Biliyorum ilk yayınımda kitap yorumlarından bahsedeceğimi söylemiştim ama yazın okuyabildiğim kitapların sayısı iki elin parmaklarını geçmiyor. Kışın atıp tutuyordum tabi bir yaz gelsin şöyle okuyacağım böyle yapacağım diye yine de birkaç tane favorim var onları da ileri ki günlerde paylaşmayı düşünüyorum. Diğer bloglara bakarken uzun zamandır bişey paylaşmadığımı farkettim. Geçen haftalarda izlediğim iki filmi sizinle paylaşmak istedim.

THE FUNDAMENTALS OF CARING
 
 Filmde yaşadığı acılar ve kayıplar sonucu insanlara yardım etmeye karar vermiş bir yazarın öyküsü anlatılıyor. Daha başka şeyler de oluyor ama ne söylesem spoiler olacak gibi
Film gerçekten güzeldi bazı yerlerde ağlayasım geldi yalan yok ama film çoğu hasta konusunu işleyen  filmler gibi çok ağlamaklı değildi. Bayağı bir eğlenceliydi hatta. oyuncular gerçekten çok iyi iş çıkartmışlar.Filmin oyuncuları arasında Selena Gomez Paul Rudd ve Craig Roberts var.  Özellikle Craig Roberts filmdeki favori adamımdı. Filmin imdb puanı 7,4 . Kısacası herşey bir arada olsun hem ağlayım hem güleyim diyenler için biçilmiş kaftan


ZOOLANDER 1 VE 2





Gülmek için çekilmiş filmlerdendir kendileri.İki filmin yorumunu birlikte yazacağım çünkü konuları hemen hemen benzer film dünyaca ünlü çok popüler bir süpermodelin bir anda kendini bir komplonun içinde bulmasını konu alıyor. Ama şöyle bir şey var bizim modelimiz bildiğiniz süzme salak. Durum böyle olunca işler iyice sarpa sarıyor. Ha tabi bide modelimizin yeni bir rakibi de var Hansel onu da  unutmamak lazım ilk filmin başrolünde Ben Stiller ve Owen Wilson yer alıyor. iki filmde de çok iyiydi. Bazı yerlerden biraz daha espri çıkarmış ama bu o kadar gözüme batmadı. İkinci filmin kadrosu bayağı kalabalıktı Katy Perry 'den Justin Bieber'a Ariana Grande'ye kadar herkes vardı.Filmi üç cümleyle açıklamam gerekirse; İzledim. Güldüm. İkinciyi izledim
 
Size doyum olmaz. Ben yayınıma bugün  burda son veriyorum. Filmlerin hakkında yazdıklarım tamamen benim düşüncemdir bunu da belirteyim . Sağlıcakla kalın
 

15 Mart 2016 Salı

merhaba arkadaşlar
 blogumda elimden geldiğince kitap yorumu paylaşacağım. genellikle fantastik ve bilim kurgu tarzında kitaplar okumayı daha çok seviyorum. özellikle narnia günlükleri serisi ve miras serisine bayılıyorum. aynı zamanda tam bir anime ve manga tutkunuyum.ciddi anlamda okumaya ortaokulun başlarında başladım.şimdilik söyleyeceklerim bu kadar yazım yanlışları varsa şimdiden özür diliyorum. hoşçakalın